Ameliyatsız Bel Ağrısı ve Bel Fıtığı Tedavisi

Boyun Ağrısı ve Boyun Fıtığı

Boyun fıtığına bağlı çok şiddetli ağrılarınızın olması fıtığınız patlamış dahi olsa bu sizin kesinlikle ameliyat olacağınız anlamına gelmez.

Ameliyatsı Bel Fığı Tedavisi

BEL FITIĞI KILAVUZU

Merhaba değerli hastalarım,

Bugün sizlere bel ağrılarının en önemli nedenlerinden birisi olan bel fıtığıyla ilgili işinize yarayacağını düşündüğüm bilgiler vermek istiyorum. Size öncelikle bu yazıda anlatacağım başlıkları sıralamak istiyorum

 

  • -BEL FITIĞI NEDİR?
  • -BEL FITIĞI BELİRTİLERİ NELERDİR?
  • -BEL FITIĞI NEDEN OLUŞUR
  • -BEL FITIĞI RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?
  • -BEL FITIĞINDA TANI NASIL KONULUR?
  • -BEL FITIĞI TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

 

BEL FITIĞI NEDİR?

Bel(lomber) bölgemizde lomber MR lardan da aşina olacağınız şekilde L1-L2-L3-L4 ve L5 olmak üzere 5 adet omur(vertebra) kemiği bulunmaktadır. Bu omurların birbirleriyle bağlantısını sağlayan yapılara da disk denir. Bel bölgesi vücudumuzun ağırlık yükünü en çok taşıyan bölgedir. Bel omurları arasındaki diskler de bu nedenle diğer omurga disklerinden daha kolay yıpranmaktadır.Bel fıtığının boyun fıtığından çok daha fazla görülmesinin nedeni de bu durumdur aslında. Diskler yıprandıkça en dışındaki koruyucu kapsül de giderek incelir ve en sonunda yırtılır.Dışarı çıkan bu parça bel disklerinin yanında bulunan sinirlere baskı yaparsa bu duruma bel fıtığı denir.

 

BEL FITIĞI BELİRTİLERİ NELERDİR?

Bel fıtığı belirtileri, bel disklerindeki sinirlere bası sonucu oluşan bulgulardır.Sinirlerin duyu ve motor dalları bulunmaktadır.Sinirlerin dış kısmında duyu dalları, daha iç kısmında ise motor dalları bulunmaktadır. Bu yüzden bir sinir basıya uğradığında önce duyusal şikayetler oluşur.Sinir basısı arttıkça daha içeride bulunan motor dallar da etkilenir. Bu sinirlerin basıya uğraması sonucu aşağıda sayacağım bulgular oluşur.

 

-DUYU KUSURLARI: Sinirlerin yapısal özelliklerinden dolayı bel fıtığına bağlı ilk önce duyu bozuklukları eşlik eder.Bu bulgulara örnek olarak uyuşukluk,karıncalanma,elektriklenme,yanma hislerini örnek verebiliriz.

 

-KAS GÜÇSÜZLÜĞÜ:Duyu kusurları olduktan sonra sinirlerin daha iç bölgesinde bulunan motor sinirlerin etkilenmesi sonucu kas güçsüzlüğü gelişebilir. Kas güçsüzlüğüne örnek olarak düşük ayak verilebilir.Düşük ayak daha ilerde bahsedeceğim bel fıtığı acil ameliyat nedenleri arasında da yer alır.

 

-AĞRI: Bel fıtığında ağrı sık görülen bir bulgudur. Bu ağrı fıtığın yerleşimine göre bel veya bacak bölgesinde olabilir. Bel fıtığında bacak ağrısı bel ağrısından daha sık görülmektedir. Bu durumun nedeni fıtıklaşmanın daha çok disklerin daha zayıf olduğu posterolateral ( arka-alt) bölgede olmasıdır. Bu bölgedeki sinirler bacak bölgesini uyaran sinirlerdir. Bu yüzden de bel fıtığında bel ağrısı hiç olmaksızın sadece bacak bölgesinde ağrı olabilir.

 

-MESANE (İDRAR) VE ANAL KONTROL KAYBI (BÜYÜK ABDESTİNİ TUTAMAMA):

Çok nadir de olsa diskin orta bölgesinde oluşan büyük fıtıklar, hastaların idrar ve büyük abdestlerini tutamama(üriner ve anal inkontinans)  gibi bulgulara yol açabilir. Eğer sizde de bel fıtığına bağlı bu bulgular başladıysa bu durum da daha önce belirttiğim düşük ayakla birlikte bel fıtığında acil ameliyat nedenlerinden birisidir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bu şikayetlerin bel fıtığına bağlı olduğunun kanıtlanmasıdır. Örnek vermek gerekirse idrar kaçırmanın bel fıtığından başka prostat büyümesi, vajinal enfeksiyonlar,zor geçen doğumlar, stres gibi çok daha sık nedenleri vardır. Eğer bu bulgularla birlikte bel veya bacak ağrınız varsa, MR da da bel fıtığınız saptanırsa size direk acil ameliyat önerilebilir. Ancak tekrar belirtmek isterimki bu şikayetlerinizin bel fıtığından kaynaklanması ihtimali oldukça düşüktür. Ayrıca bel(lomber) MR’ı  çektirdiğinizde de sizde bel fıtığının saptanması bu şikayetlerinizin bel fıtığından olduğu anlamına gelmez.Yapılan bir çalışmada tamamen sağlıklı, hiçbir şikayeti olmayan 100 kişinin bel(lomber) MR ı çekilmiş ve 23 ünde bel fıtığı olduğu saptanmış.Bu fıtıklar içerisinde bel fıtığının en ileri evresi olan patlamış (sekestre-ekstüre) bel fıtıkları da bulunmaktaymış. Bu çalışmadaki 23 bel fıtığı saptanan hastanın idrar veya büyük abdestini tutamadığı saptanırsa genel olarak hastalara acil ameliyat öneriliyor. Sonrasında da bu hastaların büyük bir kısmının şikayetleri geçmiyor, hatta bazı hastaların yanlış yapılan bel fıtığı ameliyatlarına bağlı şikayetleri daha da artıp hiç yürüyemeyecek tablolara kadar ilerleyebiliyor.Gelin şimdi  bu şikayetlerin bel fıtığına bağlı olduğuna nasıl karar verebiliriz sorusunu yanıtlayayım sizlere.

 

Biz hekimler olarak, hangi hastalık olursa olsun bir hastayı tedavi etmeye çalışırken yararlanmamız gereken en önemli nokta hastanın kendi şikayetleri yani kliniğidir.  idrar veya büyük abdest kaçırma şikayetinin bel fıtığından kaynaklandığını düşünüyorsak sizde normalde sinirlere baskı olduğunda ilk etkilenen duyu kusurlarından hiçbirinin görülmemesi gerekmektedir.Çünkü idrar veya büyük abdeste neden olabilecek kadar bel fıtıklarının sadece büyük olması değil, aynı zamanda  orta hatta olması gerekmektedir.Bu orta bölgede de duyu sinirleri olmadığından dolayı eğer siz de bel fıtığı duyu kusurlarından olan uyuşma,karıncalanma,elektriklenme gibi bulgular varsa bu idrar veya büyük abdest tutamama nedeninizin bel fıtığından daha çok başka nedenlerden kaynaklandığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu bölümü biraz ayrıntılı yazdım değerli okurlarım, size vermek istediğim ana mesaj idrar veya büyük abdest kaçırmanız varsa MR da bel fıtığınız saptansa dahi bu durum her zaman acil ameliyat nedeni olarak görülmemelidir. 

 

Okuduklarınızdan sonra biraz kafanız karışmış olabilir değerli okurlarım . Çünkü yukarıda yazdığım bilgilerle daha önce size söylenen ya da daha önce okuduğunuz şeyler örtüşmeyebilir. Öncelikle sizlere yazdığım bu bilgileri 25000 hasta muayene edip acil ameliyat önerilen birçok hastayı tedavi etmiş bir hekim olarak yazdığımı belirtmek isterim. Ayrıca daha önce videoya çektiğim birçok hasta örneğiyle de bu iddaalarımı neye göre yazdığımı anlatacağım sizlere olabildiğince açık ve yalın bir dille. Öncelikle kafaları karışan okurlarıma Her Bel Ağrısı Bel Fıtığı Değildir başlıklı yazımı okumalarını tavsiye ediyorum.

 

 

BEL FITIĞI NASIL OLUŞUR ?

Bel fıtığınızın olmaması için en önemli dikkat etmeniz gereken durum kendinizi korumaktır aslında.Bel fıtığının oluş mekanizmasını kısaca hatırlayacak olursak bel omur kemikleri arasında bulunan disklerin belli durumlardan dolayı yırtılması sonucu sinirlere bası olması sonucu bel fıtığı oluşmaktadır. Eğer biz bel bölgesine binen yük miktarını artırırsak bu yükten diskler de etkilenir ve de bel fıtığı olma ihtimalimiz artar. Şimdi sizlere bel fıtığı oluşmasında en önemli olan risk faktörlerini madde madde sıralamaya çalışayım sizlere.

Bel fıtığı oluşmasında en önemli risk faktörlerinden birisi gün içinde yaptığımız ani hareketlerdir. Bizim bel bölgemizin belli bir dik pozisyonu bulunmaktadır. Bel fıtığı olmak istemiyorsanız belimizin bu dik pozisyonunu bozmamamız gerekmektedir ve de bu durum tahmin ettiğinizden çok daha önem arz etmektedir. Yani bir yük kaldırmanız veya herhangi bir iş için eğilmeniz gerekiyorsa dizinizden çömelip belinizin dik postürünü bozmamanız gerekir.Bu durumda bel omurlarının arasında bulunan disklere simetrik yük biner ve de disk kapsülü pek zorlanmaz.Ancak öne eğilerek veya uzanarak yük kaldırırsanız bel omurlarına asimetrik yük biner ve de yükün uygulandığı tarafta omur kemikleri birbirine yaklaşıp diskleri sıkıştırır.Eğer bu disklere dayanamayacakları kadar yük binerse bu durum bel fıtığıyla sonuçlanır.

Yani burdan çıkarmamız gereken  sonuç her ne iş yaparsak yapalım belimizin dik postürünü bozmamaya dikkat etmemiz gerektiğidir.

 

BEL FITIĞI RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Bel fıtığı risk faktörlerini değiştirebileceğimiz kişisel risk faktörleri ve değiştirilemez risk faktörleri olarak gruplayabiliriz.

 

DEĞİŞTİRİLEMEZ RİSK FAKTÖRLERİ

  1. Yaş: İlk atak genellikle 25-30 yaşlarda izlenir ve ortalama 55 yaş civarında daha sık görülür.
  2. Cinsiyet: 60 yaşına kadar erkeklerde bel ağrıları daha sık görülür. 60 yaşından sonra postmenapozal kadınlarda bel ağrısı görülme oranı daha yüksektir.
  3. Irk:Beyaz ırkta bel ağrısı görülme oranı diğer ırklara göre daha yüksektir.
  4. Genetik Yatkınlık:  Kas kitlemiz genetik olarak kalıtıldığından ebeveynlerinde bel ağrısı olan kişilerde bel ağrısı görülme oranı daha yüksektir.
  5. Düşük Sosyoekonomik Düzey: Sosyoekonomik düzeyi düşük olan ülkelerde bel ağrısı görülme oranı yapılan çalışmalara göre çok daha yüksek saptanmıştır.

 

DEĞİŞTİRİLEBİLİR RİSK FAKTÖRLERİ

  1. Devamlı uzun yol giden otobüs ve kamyon şoförleri: Uzun süre aynı pozisyonda oturmak zorunda kalan araç şoförleri eğer duruş pozisyonlarına dikkat etmezlerse bel ağrılarının olması kaçınılmaz bir durumdur. Bu kişilerin mutlaka bellerini dik pozisyonda tutan bel destekli ergonomik minderler kullanması gerekmektedir.Ayrıca belli periyotlarda mola verip germe egzersizleri yapmaları gerekmektedir.
  2. Yanlış biçimde ağırlık kaldıran ağır sanayi ve inşaat işçileri: Ağır kaldırmak zorunda olan bu iş gruplarında çalışan kişiler eğer doğru pozisyonda eşya kaldırmayıp dikkat etmezlerse bel ağrılarının olacağı kaçınılmazdır. Bu kişilerin dikkat etmesi gereken en önemli durum bellerinin dik olan postürünü bozmamaya dikkat etmeleridir. Eğer yerden ağır bir eşya kaldıracaklarsa belinden eğilmek yerine, dizleri üzerinden çömelerek bu eşyaları kaldırmaları gerekmektedir.
  3. Öne eğilerek çalışanlar: Özellikle temizlikçi veya çiftçiler bu durumdan çok etkilenmektedirler.Bu kişilerin dikkat etmesi gereken en önemli durum bellerinin dik olan postürünü bozmamaya dikkat etmeleridir. Eğer yerden ağır bir eşya kaldıracaklarsa belinden eğilmek yerine, dizleri üzerinden çömelerek bu eşyaları kaldırmaları gerekmektedir.
  4. Uygun olmayan duruş şekli olan işlerde çalışanlar: Uzun süre oturma, yazma, bilgisayar kullanma, terzilik veya araba tamirciliğinde çalışan kişiler bu durumdan oldukça etkilenirler.
  5. Sigara içmek: Sigara içen kişilerde yapılan çalışmalara göre bel ağrısı görülme oranı %13 daha fazla saptanmıştır.
  6. Sedanter (hareketsiz) yaşam: Hareketsiz yaşayan kişilerde yapılan çalışmalara göre bel ağrısı görülme oranı %8 daha yüksek saptanmıştır.
  7. Obezite (Aşırı kiloluluk):Yapılan çalışmalara göre özellikle vücut kitle indeksi 30 dan yüksek kişilerde bel ağrısı görülme oranı çok daha yüksek saptanmıştır.
  8. Psikososyal Faktörler: Stresli ve depresif kişilerde bel ağrısı görülme oranı yapılan çalışmalara göre %17 daha yüksek saptanmıştır.

 

BEL FITIĞINDA TANI YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Bel fıtığı tanısını koyabilmek için birçok yöntem bulunmaktadır ancak bel fıtığı tanısı asıl klinik ile yani sizin kendi şikayetleriniz ile konulur. Biz hekimler olarak bel fıtığından şüphelendiğimizde genelde lomber(bel) MR ı ile tanı koyuyoruz.Ancak MR da sizin bel fıtığınızın görülmesi sizin ağrı,uyuşma gibi şikayetlerinizin bel fıtığından olduğu anlamına gelmemektedir.Etrafınızda  bel fıtığı ameliyatı olup şikayetleri geçmeyen birçok kişi görmüşsünüzdür.Burada sizlere vermek istediğim mesaj bel ağrınız olduğunda hemen MR çektirmek yerine sizi dinleyen, muayene eden hekimlere görünmeniz.Yapılan çalışmalarda herhangi bir bel şikayeti olmayan hastalarda da MR çekildiğinde bel fıtığı saptandığı görülmüştür. Peki bel fıtığında ne zaman MR çektirilmeli size bu durumları sıralayayım.

 

-Acil bel fıtığı ameliyatı olunması gereken durumlar: Bilimsel uluslarası kılavuzlara göre bel fıtığında acil ameliyat edilmesi gereken durumlar düşük ayak ve idrar-büyük abdest kaçırma durumlarıdır.Bu şikayetler eğer sizde mevcutsa hemen bir doktora görünüp MR çektirmeniz gerekmektedir.

-Ağır yük kaldıran veya ani hareketlerde bulunanlar: Etrafınızda mutlaka ani hareket veya ağır yük kaldırmaya bağlı şiddetli bel ağrısı yaşayan birilerini görmüşsünüzdür. Bu kişiler yürümeleri veya hareket etmeleri halinde çok şiddetli bel ağrısı çekerler. Bu kişilere de hemen MR çekilmesi gerekmektedir.Bu hastalara MR çekilmesinin nedeni kemik iliği ödemini görmektir. Kemik iliği ödemini gördükten sonra bu hastalara uluslarası literatürlere göre yüksek doz kortizon başlanmalıdır.Kortizona karşı ülkemizde bir ön yargı var..Ancak kortizon doğru kullanıldığında inanılmaz etkileri olan bir ilaçtır.Örneğin şiddetli bel ağrısı çeken kişilerde kortizon çok güçlü bir şekilde ödemi baskılar ve iyileşme süresini dramatik bir şekilde kısaltır. Bu yüzden de ağır yük kaldıran veya ani hareketlerde bulunan bel ağrılı hastalara bel ( lomber)  MR ı çekilmelidir.

 

BEL FITIĞI TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

 

Bel fıtığında  birçok tedavi yöntemi mevcuttur.Gelin şimdi bunları sıralayalım.

 

  1. İstirahat:Bel ağrılarında istirahat en önemli tedavi basamağıdır.Ancak istirahat süresini bel kaslarını tembelleştirmemek açısından çok uzatmamak gerekir.Uluslararası literatürlere göre bel fıtığında 3 günden fazla yatak istirahati önerilmemektedir.
  2. İlaçlar: Bel ağrılarında ilaç kullanımı oldukça sık reçete edilir. Bel fıtığı ağrısına bağlı kullanılan ilaçlar parasetamolden narkotik ilaçlara kadar geniş bir yelpaze gösterir. Burada önemli olan ilaçların geçici bir süre rahatlama durumu yaratacağını bilmektir.Ayrıca çok sık reçete edilen ağrı kesicilerin (NSAI) mide ve böbrek üzeri ne yan etkileri unutulmamalıdır.
  3. Fizik Tedavi: Genelde kronik bel ağrılarında fizik tedavi yöntemleri oldukça sık tercih edilir. Bel fıtığında fizik tedavi uygulanmasının amacı kaslardaki spazmı azaltmak ve ağrıyı azaltmaktır.
  4. Bel Korsesi: Akut ve şiddetli bel ağrılarında en fazla 3 gün kullanmak koşuluyla korse kullanılabilir. Eğer sürekli korse takılacak olursa bel kasları çalışmadığından dolayı zayıflar ve hasta korseye bağımlı hale gelir.
  5. Egzersiz: Belimizin normal postürünü korumak açısından egzersizler oldukça önemlidir. Burada önemli olan akut bel ağrılarında egzersiz yapılmamalıdır.Çünkü ağrınız olduğunda egzersiz yapıp ağrınızın üzerine giderseniz ağrılarınız daha da artacaktır. Bel ağrınız geçtikten sonra yüzme ilk başta olmak üzere egzersiz yapılabilir.Ancak bu egzersizlerin kişiye göre düzenlenmesi gerekir.
  6. Lokal enjeksiyonlar: Medikal tedaviyle geçmeyen ağrılarda lokal enjeksiyonlar oldukça rahatlatıcı bir yöntemdir.Birçok ilaç kullanmanıza rağmen halen ağrısı olan ve özellikle ameliyat önerilen bel fıtığı hastalarında ameliyata karar vermeden önce lokal enjeksiyonlar yapılması önerilmektedir.
  7. Manipülasyonlar: Uzman biri tarafından doğru yapılan manipülasyonlar bel bölgemizin doğru anatomik pozisyona getirilmesine yardımcı olur.
  8. Cerrahi tedavi: Eğer düşük ayak veya idrar veya büyük abdest kaçırma şikayetiniz varsa çok acil (72 saat) içinde ameliyat olmanız gerekmektedir. Yukarıda saydığım durumlar olması halinde ne kadar erken ameliyat olursanız ameliyat sonrası duyu bozukluğu ve kas güçsüzlüğünüz olma ihtimali o kadar azalacaktır.      Onun haricindeki durumlar ( çok şiddetli bel ağrınız ve uyuşukluğunuzun olması) kesinlikle sizin ameliyat olacağınız anlamına gelmez.